''Yarışmaya katılacak aracımız
hidrojen gazını elektrik enerjisine dönüştüren motorla çalışıyor. Bunlar
geleceğin arabaları. Doğayı kirletmiyor, bunun yerine ortaya su buharı
çıkıyor.
10 yıl içinde fosil yakıtlar yerine
alternatif enerji kullanan araçlar yollarda olacak. Şu anda yarışlar da bunun
için yapılıyor. Araçlar için bazı standartlar getirildi.
Yarışa
katılacak araçlar tamamen günümüzdeki araçlara benzetilmek zorunda.
Organizatörler araçların günümüzün otomobillerine
benzemesi için çalışıyor. Örneğin, aracın kumandası günümüz otomobillerindeki
gibi direksiyonla yapılacak, aracın bagaj kapısı olacak, vs. Yarışlar iki ay
kaldı ve hidrojen enerjili aracımızı yarışa yetiştirmek için çalışıyoruz. Şu
anda aracın Gebze'de şasisi karbon fiber yapılmakta.''
''DÜNYA ŞU ANDA, HİDROJENİ DEPOLAMA
TEKNİKLERİ ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR''
Hidrojenin temiz ve çevreci bir enerji
olduğunu kaydeden Özel, ''Bilindiği üzere hidrojen yanıcı bir gaz. Dünya
hidrojeni depolama teknikleri üzerinde çalışıyor. Yani gaz olarak değil de
katı yakıt olarak depolamaya çalışıyor. Bu noktada da bor madeni öne çıkıyor.
Hidrojen katı yakıt olarak bor tuzu halinde
depolanıyor. Suyla karıştırdığınız zaman ortaya çıkan hidrojen ile de araçlar
hareket ediyor'' dedi.
Türkiye'nin dünya bor rezervinin yüzde
75'ine sahip olduğunu belirten Özel, ''Depolama sorunları aşıldığında bu tür
araçları yollarda yaygın bir şekilde görebileceğiz.
Hidrojen enerjili araçlardaki verim
yüzde 44'ler civarında, fosil yakıtlı araçlarda ise yüzde 70'ler civarında.
Hidrojen enerjili araçların verimi yüzde 70'lere çıktığında bu tür araçlar
daha da kullanılabilir hale gelecek'' diye konuştu.
Araştırmacıların alternatif yakıt olarak
elektrik enerjisini değerlendirme nedeninin, elektriğin çevreci ve kolay
depolanabilmesinden kaynaklandığını bildiren Özel, OTOKAR'ın da hibrid
araçlar konusunda önemli çalışmaları olduğunu söyledi. Özel, SAGUAR adını
verdikleri aracı test ettiklerini ve 115 kilometre hıza ulaştıklarını da
sözlerine ekledi.
AA