|
Bu haber Metin YAVUZ tarafından 13.03.2010 tarihinde eklenmiş, 604 kez okunmuş.
Sac İşleme Sektöründe 2010 Beklentileri Klasik rehberlik bilgilerini dışarıda tutarak, iş dünyasının odaklanması gerektiği en önemli konu, yeniliğe ve değişimlere açık bir işletmenin nasıl hayata geçirileceğidir.Akın Şavkay-Aysanmak
“Gerçekten çok zor günler geçirmekteyiz. Birçok büyük firmayı bu krizde kaybettik. Türkiye için son derece üzücü bir durumdur. Krizde temel olarak izlediğimiz yol, yatırımlarımızı ertelemek, giderlerimizi gözden geçirerek tedbirlerimizi almak oldu. Ar-Ge'ye yönelip makinelerimizi geliştirmek için çalışmalar yaptık. Çalışmalarımızın neticesi çok olumlu sonuçlandı. Yurt dışından talepler geliyor. Fakat iç piyasa oldukça durgun. Herkes zincirin bir parçası. İyi giden firmalar oldukça herkes iyiye gidecektir. Gerekli KDV indirimi piyasaya biraz hareketlilik getirdi. Ancak bu sene dalgalanmalarla geçecek. Bir şekilde devamlılığı sağlamak zorundayız. Bu yüzden ihracat bizim için de çok önemli. Bunun için uluslararası nitelikteki fuarlara katılıyoruz. Buralarda görüştüğümüz firmaları yerinde ziyaret ederek bağlantılarımızı kurmuş bulunmaktayız. Ar-Ge çalışmalarımıza devam etmek, kapasitemize uygun yeni bir fabrikaya geçmek yatırım planlarımız arasında yer almaktadır.”
Emel Deveci Badur-Metal Paslanmaz
“2008 yılında Dünya’daki kredi pazarlarındaki sıkıntının daha global bir yapı kazanması ve tüm ekonomiyi etkilemesi tedirginliği paslanmaz çelik taleplerini de orantılı olarak etkiledi. Bununla birlikte hammadde fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar, sektörü hazırlıksız yakaladı. Hammaddenin tamamen yurtdışından tedarik edilmesi, küresel pazardaki fiyat düşüşleri ve ülkemizdeki döviz kurlarının yılın yarısından itibaren yukarılarda seyretmesi, ülkemizdeki paslanmaz çelik stokçularına ciddi zararlar verdi. Aslında kimilerine göre bu beklenen bir durumdu çünkü tüm değerli madenlerin fiyatları özellikle son zamanlarda aşırı yükselmişti ve bunun duracağı ve hatta gerileyeceği bir nokta olmalıydı. Krize yüksek fiyatlarla alınmış stoklar ve yatırım planları içerisinde yakalanan çelik sektörü, kredi piyasasındaki daralmalar ve tahsilat sıkıntısı nedeniyle ciddi problemler yaşadı. Metal Paslanmaz olarak 2008 yılındaki beklentilerimizi bu doğrultuda şekillendirerek, en doğru adımlarla bu kritik seneyi tamamladığımızı düşünüyoruz. 2009 yılı için ise firmamız, bu sıkıntılı dönemi en az kayıpla kapatmak için gerekli önlemleri almış olup, bu yılı avantaja çevirmek adına çalışmalar yapmaktadır.”
Recep Akbaş-Şahinler Makina
“Krizin etkilerini diğer sektörlerdeki gelişmeleri paralel olarak bizler de hissettik. Ancak bu olumsuzlukları bertaraf ederken işçi çıkarmak yerine alternatif pazarlara odaklandık ve iş süreçlerinde bir takım yapısal tedbirler aldık.”
Mustafa Oran-simted Makina
“Krizle birlikte talepte bir daralma meydana geldi. Bunun ne kadar süreceğini kestirebilmek zor. Ancakb gerçek anlamda bir toparlanmanın 2010'un ortalarına kadar uzanabileceğini öngörebiliriz.”
Fırsatlar ve kayıplar
Sonuna geldğimiz yılın küresel ekonomik düzenin taşlarını nasıl yerinden oynattığını unutmadan, bazı önemli çıkarımları sıralamakta fayda var. Öncelikle durgunluk dönemlerinin firmalar için kenid yapılarını gözden geçirmek için verimli bir ortam sağladığı çokca dillendiriliyor. Üretim süreci, organizasyon, gelir ve gider dengesi, tasarruf kalemleri gibi maddelerin firmalar tararfından profesyonel bir yaklaşımla ele alınması, hem ayakta kalmak hem de yeni döneme uyum sağlamak açısından bir fırsat olduğunu söylemek mümkün. Tüm faaliyetlerin ileriye dönük bir yaklaşımla palnlanması belki de 'krizi fırsata' çevirmenin en iyi tanımı.
Ancak Türkiye'nin KOBİ zengini ekonomisi, firmaların yapısal özellikleri bu kadar geniş çapta bir revizyona çok imkan tanımıyor. Kriz döneminde biraz önce bahsettiğimiz ve içini sizlerin dolduracağınız adımları atmaları emek ve cesaretin yanında finansman gerektiriyor. Durgunlukta bunu başarmak malesef her işletmeye nasip olmuyor. İşte bu yüzden 2008'de kaynamaya başlayan kazan 2009 yılında fokurdadı ve bazı işletmeler için yılların emeğini buharlaştırdı. Azımsanamayaxcak sayıda firma kapısına kilit astı veya çok düşük kapasitelerle ve personelle yolnuna devam etmeyue çalıştı. Prestijli ekonomi dergilerinin sayfalarında çokça yer bulan, 'işletmenizi geliştirmenin püf noktaları', 'bunları yapın işinizi ikiye katlayın' gibi makalelelerin ekonomimize uyarlanması yazıldığı kadar kolay ve gerçekçi değil. Ayrıca Türkiye'deki siyasi ortamın uzun yıllardır önemli bir sorunun teşkil eden fırsat eşitsizliği, siyasi konjonktüre göre bazılarının öne bazılarının geriye konumlanmasına neden oluyor. Hal böyle iken, sektörler özelinde planlı stratejiler hayata geçirilmeden, yarın dünya ekonomisi 10 kat büyüme sergilese dahi, bunun ülkemizdeki yansımaları çok farklı olacaktır. Unutulmamalıdır ki, ekonomiye katkı sağlamak ulusun devamlılığı için kutsal bir uğraştır. İdeolojik paylaştırmanın ekonomi üzerindeki dengesizliği yıllardır arttırdığı açık bir gerçektir.
Aslan, kaplan tanımlamalarının yerine sektörel ve bilinçli kümelenmeler, ekonomimizin ve sektörümüzün geleceğine daha çok yarar sağlayacaktır. Sac işleme sektörünün 2009 yılı görünümü, 2010 yılı beklentilerine şekil verirken, biraz önce özetlediğimiz yapısal sorunlar malesef devam etmektedir. Türkiye'nin potansiyeli, konumu, büyüme arzusu çok yüksektir. Bu avantajlara moral desteği ekonomi yönetiminin aldığı/alacağı kararlarla sağlanabilir.
2010 yılı beklentiler ve muhtemel gelişmeler
Son aylarda ekonomideki göstergelerde nispi bir iyileşmeden ve bu yönde oluşan algıdan bahsediliyor. Bu iyileşmenin somut yansımalarını kapasite kullanım oranları, ihracat, istihdam hatta enerji tüketimi gibi kalemlerde elde edilen verilerle analiz etmek mümkün. Kapasite kullanımı, enerji tüketimi, istihdam ve hatta ihracatta (önceki yılların verileri ile karşılaştırma yapıldığında) henüz belirtilen iyileşmenin gerçekleştiriğini söylemek mümkün değil. Ancak bu denli büyük bir krizde bu verilerde hemen düzelme olmasını beklemek de çok gerçekci değil. “2010 yılı küresel ekonominin düzelmeye başlayacağı bir yıl olacak” dediğimiz günlerde Dubai ve Yunantistan'dan gelen haberler ve bu haberlere dünya piyasalarının verdiği tepki, ekonominin hala ne kadar kırılgan ve diken üstünde olduğunu ortaya koydu. Hatta bazı global analistlerin değerlendirmeleri, bu iki gelişmenin yeni bir krizin öncü işaretleri olduğu yönünde. Ekonomik tahminler üyürütürken, somut yargılardan kaçınmak lazım. Ünlü düşünürün söylediği gibi; “Bu dahil, bütün genllemeler yanlıştır”. Bu ortamda söylenebilecek en doğru şey, 2010'un sislerinin dağılmadığır. Sac işleme ve ilgili tüm sektörlerde belirsiz bir sürece ilişkin bir politika izlenmeli, ihtiyat elden bırakılmamalıdır.
|